TARAFSIZ HABER ARŞİVİ



blog Layouts

SON DAKİKA HABER
www.stand.org
?
YAZAR AND YAZAR
*****YAYINLANAN HABERLER KAYNAK GÖSTERİLEREK YAYINLANMAKTADIR.******* HOŞ GELDİNİZ.. Ana sayfa yap

www.bloghaber.org
www.bloghaber.org - Blogcu YAZAR&YAZAR

www.bloghaber.org

• 17/11/2009 - MOSSAD'IN İSTANBUL'DAN KAÇIRDIĞI ADAM!

Kategori: F_Kose yazisi

2006'nın son günlerinde İran'dan Irak'a, oradan Suriye'ye geçtiği söylenen ve İstanbul'da bir otele rezervasyon yaptıran İran Savunma eski Bakan Yardımcısı ortadan kayboldu. Sır olan adamla ilgili yeni bir iddia var gündemde.İbrahim Karagül'ün köşe yazısı

2006'nın son günlerinde İstanbul karmaşık bir istihbarat operasyonuna sahne oldu. Türkiye'ye gelen, daha doğrusu geldiği söylenen, İstanbul'da bir otele rezervasyon yaptıran İran Savunma eski Bakan Yardımcısı ortadan kayboldu. İran'dan Irak'a, oradan Suriye'ye geçtiği söylenen, Suriye'den Türkiye'ye giriş yapan ve İstanbul'da kayıplara karışan İranlı general Ali Rıza Asgeri'nin, İran gizli sırlarına vakıf, nükleer çalışmalardan Hizbullah'ın kuruluşuna kadar hemen "her şeyi bilen adam" olması, İstanbul'daki operasyonu çok daha önemli hale getiriyordu.

Kaçtı mı, işbirliği mi yaptı, kaçırıldı mı, nereye götürüldü, hangi üste tutuluyor, neden İstanbul'a gelmişti, gerçekte ne tür bilgilere sahipti, ABD-İsrail kaynaklarının iddia ettiği ölçüde gizli bilgilere sahip miydi.. Bunların hiç biri bilinmiyordu. Yaşayıp yaşamadığı da.. Ne İran gerçekleri açıkladı, ne Türkiye olayla ilgili bilgi paylaştı ne de ABD-İsrail kaynakları spekülasyonların ötesine geçip kamuoyunu bilgilendirdi.

Ortaya atılan iddialar sadece Asgeri'nin ne kadar önemli biri olduğuyla, ne kadar gizli bilgiye sahip olduğuyla alakalı şeylerdi. Devrim Muhafızları'na komuta etmiş, Hizbullah'ın kuruluşunda rol almış, İran savunma planlarını çok iyi bilen, nükleer sırlarına vakıf, Ortadoğu'daki bazı saldırılarda parmağı olduğu söylenen, Irak içindeki ABD-İran savaşının merkezinde, Irak'taki Şii örgütlerle İran arasındaki ilişkileri bilen birisi… Bunların ne kadar doğru, kimse bilmiyordu.

Türkiye'ye girişi bile dikkat çekici olması gereken böyle bir kişi İstanbul'un göbeğinden alınıp götürülüyordu. Sıradan vatandaşların bile izlendiği günümüzde, uluslararası niteliği öne çıkan ve bölgedeki gelişmeleri etkileyebilecek sırlara vakıf olan birinin Türkiye'yi girişinin fark edilmemesi mümkün mü? Türk istihbaratının da etkin olduğu Irak'tan alınıp, yine Türkiye'nin yakın işbirliği içinde bulunduğu Suriye üzerinden İstanbul'a getirilen, Türk istihbaratının iç içe olduğu ABD ve İsrail istihbaratı tarafından İstanbul üzerinden götürülen bir kişiden ve böyle bir operasyondan haberi olmayan bir istihbarat ne yapar?

İstanbul kadar Şam da zan altındaydı. Suriye istihbaratının haberi olmadan bu kişinin Şam'dan İstanbul'a gelmesi ya da getirilmesi mümkün değildi? O zaman, Türkiye ve Suriye ABD ve İsrail istihbaratlarıyla işbirliği yapmış olabilir miydi? Asgeri hakkında kamuoyuna sızan bilgilerin hepsi istihbarat kaynaklıydı. Kaçtığını ya da kaçırıldığını, Türkiye ve Suriye'nin rolü olup olmadığını, gerçekten Şam'a ya da İstanbul'a getirilip getirilmediğini, nerede tutulduğunu tam olarak bilmek mümkün değildi. Belki İstanbul'a hiç uğramadı, CIA uçakları olayında olduğu gibi Irak'tan götürüldü.

Bütün ihtimaller ortada karmaşık bir istihbarat operasyonu, adam kaçırma operasyonu olduğuna işaret ediyordu. Üç gün İstanbul'da kaldığı söylenen Asgeri, Türkiye'den kaçırılmışsa, CIA ve Mossad'ın en ciddi operasyonlarından biri olarak tarihe geçecekti. Yok, Irak'ta anlaşma yapılmış ve işbirliği içinde önce Türkiye'ye sonra da bir Avrupa ülkesine gönüllü olarak kaçırılmışsa da yine son derece kapsamlı bir istihbarat operasyonu olarak tarihe geçecekti.

İranlı generalle ilgili bilgiler öncelikle İsrail tarafından medyaya sızdırıldı. Bu durum, şüpheleri daha çok İsrail üzerinde yoğunlaştırdı. Hem İsrail basını hem de istihbaratı yakın kaynaklar, Asgeri'nin kimliğinden nasıl kaçırıldığına dair bilgiler aktardı. Şöyle:

Generalin Lübnan'daki Hizbullah'ın kurucusu olduğu, İsrail'e karşı saldırıları örgütlediği, İsrailli pilot Ron Arad'ın 1986'da esir alınması, Emel militanlarından Hizbullah'ın oradan da İran'ın eline geçtiği iddialarıyla gibi. Hatta Asgeri'nin 1983'teki meşhur Beyrut saldırısını organize ettiğini öne sürüldü Ekim 1983'te Lübnanlı bir kızın ABD askeri üssüne bombalı araçla düzenlediği saldırıda, 243 Amerikalı deniz piyadesi öldürülmüştü. ABD Lübnan'ı terk etmek zorunda kaldı. Aynı gün Beyrut'taki Fransız askeri üssüne düzenlenen saldırıda ise 58 Fransız askeri öldü. Eğer böyleyse Asgeri onlar için bir suçlu ve işbirliği yapması mümkün değil.

Bu cümleler, Asgeri'nin kaçırılmasından sonra yazıldı. Konu bütün boyutlarıyla burada sorgulandı, gündemde tutuldu. Asgeri'den sonra başka isimlerin de İran'dan kaçırıldığı öne sürüldü. 16 Mart 2007 Cuma günü İran'dan İstanbul'a 5 İranlı'nın getirilip ve CIA'ya teslim edildiği iddia edildi. Ardından yine Türkiye'de benzer bir olay daha yaşandı. Varşova'dan kalkan, Atina'ya uğrayan, Ankara'ya inen, oradan da Trabzon'a giden bir uçak, İran'ın Tebriz kentine havalandıktan kısa süre sonra düştü. Düşürüldü desek daha doğru. Uçak'ta bulunanlardan biri de Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in emir subayı ve eski pilotuydu. O dönemlerde tuhaf gelişmeler oluyordu. Bu olayların hiç biri aydınlanmadı.

Şimdi yeni bir iddia ortaya atıldı. The Associated Press, İranlı generalin İsrail'de hapiste olduğu haberini yayınladı. Haberde, Ali Rıza Asgeri'nin üç yıl önce İstanbul'dan İsrail istihbaratı tarafından kaçırıldığı iddia ediliyor. Eğer böyleyse, İstanbul'un ortasından bu kadar önemli bir adam İsrail ajanları tarafından kaçırılmış oluyor. Bu utanç verici bir durum değil mi?

(Yeni Şafak)

haber7

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 17/11/2009 - MÜJDE AR'IN EROTİZM SIRRI

Kategori: B_Analiz
'AKP ve Gülen'i Bitirme Planı'nın ortaya çıkmasından sonra Genelkurmay Karargahı'ndaki soruşturma ekibinde yer alan bir subayın ihbar mektubuyla birlikte CD içerisinde gönderdiği belgeler arasında ilginç bilgiler çıktı.

HALKI MÜJDE AR'LA ALDATMA PLANI
 
17 Kasım 2009 08:30
MÜJDE AR'IN EROTİZM SIRRI
Müjde Ar da kullanılmış. TSK'nın 24 radyosu çıktı. Her meslekten TSK'nın ajanı var...


Genelkurmay'in psikolojik harekat kapsamında TSK'nın tanıtımını sağlayacak TV programları yapmayı planladığı belirlendi. 'Müjde Ar'la psikolojik harekat yapılacak'

Uzman şirketlere yaptırılacak programlarda sunumun ünlü isimlere yaptırılması benimsendi. Listedeki en ilginç sunucu isimleri ise Müjde Ar, Çağla Şıkel ve Arzum Onan oldu.

Kamuoyu oluşturabilecek

Faaliyet çizelgesinde çalışmalar şu şekilde anlatıldı: "TSK ile ilgili olarak hazırlanan programların geniş kitlelere ulaşabilmesi için hazırlanan programlar hedef kitleler için ilgi çekici hale getirilecektir. Programlar; TSK'nın tanıtımını yapacak, halkla bütünleşmeyi sağlayacak şekilde hazırlanacaktır. Programların sunumu Rutkay Aziz, Çetin Tekindor, Haluk Bilginer, Kenan Işık, Sümer Tilmaç, Müjde Ar, Erdal Özyağcılar, Çağla Şıkel, Arzum Onan, Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz, Leman Sam, vb.) gibi "kamuoyu yaratma gücü" bulunan ve izleyiciler tarafından beğenilen oyuncu, tiyatrocular tarafından sunulacaktır."

Yapımların içeriği...

Birkaç bölüm olarak ve yarı belgesel yarı TV filmi şeklinde hazırlanacak programlarda işlenmek üzere şu konular tespit edildi: "Askerliğini yapmış kişilerin çeşitli konulardaki hatıraları. Hatıralar bir senaryo dahilinde TV filmi veya skeçler şeklinde aktarılacak. Emekli veya vefat etmiş komutanların tanıtımı. Komutanın yaşamı, felsefesi, komutanla ilgili anılar, komutanın kendi hatıraları sunulacaktır. Şehit ve gazi isimleri verilen havaalanı, kışla, atış poligonu, cadde, park, bahçe, sokak vb. yerlerin hikayeleri.”

NEVRUZ FM'NİN SAHİBİ GENELKURMAY ÇIKTI

Yeni belgeler, TSK'nın internet sitelerinin yanı sıra birçok radyo istasyonu kurduğunu da ortaya koydu. Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan sunumdaki bilgilere göre, Genel-kurmay'ın 5, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın 12, Deniz Kuvvetleri'nin 3, Jandarma'nın 3 ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın 1 radyosu bulunuyor. Bunlardan en ilginci ise Van'da yayın yapan Nevruz FM.

İkinci subayın gönderdiği belgeler, TSK'nın internet sitelerinin yanı sıra birçok askerî radyo kurduğunu ortaya koydu. Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 'Bilgi Destek Grup Komutanlığı' sunumunda yer alan bilgilere göre 5'i Genelkurmay, 12'si Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 3'ü Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 3'ü Jandarma Genel Komutanlığı ve 1'i Sahil Güvenlik Komutanlığı olmak üzere toplam 24 radyo kuruldu. Ayrıca Bilgi Destek Grup Komutanlığı'na bağlı Ankara, İstanbul, Elazığ, Diyarbakır ve Afganistan'da 5 mobil radyo bulunuyor.

24 RADYO KURULMUŞ

TSK Afet Bilgilendirme Radyosu (Ankara)

Diyar FM (Diyarbakır)

Güven FM (Şırnak, Siirt, Mardin, Kuzey Irak)

Radyo Türkiyem (Afganistan-Kabil)

Mehmetçik FM (Kosova Prizren)

Sümbül FM (Hakkari)

Dost FM (Tunceli-Hozat)

Türkiyem FM (Bingöl)

Sancak FM (Bingöl-Adaklı, Kiğı)

Lale FM (Muş merkez, Varto, Hasköy)

Göl FM (Bitlis merkez, Tatvan)

Süphan FM (Ağrı Patnos)

Ağrı Dağı FM (Ağrı, Iğdır)

Kardelen FM (Van Çaldıran)

Nevruz FM (Van Erciş)

Kura FM (Ardahan)

Fıstık FM (Siirt)

Poyraz FM (Kocaeli Gölcük)

Leventler FM (İzmir Foça)

Aksaz FM (Muğla Marmaris)

Yöre FM (Tokat, Amasya, Sivas, Ordu, Tokat-Reşadiye-Topçam)

Tunç FM (Tunceli)

Sınır FM (Hakkari Yüksekova)

Sahil Güvenlik FM (İzmir, Aydın, Manisa)

VALİ YARDIMCISI DA ERGENEKON SANIĞI DA AJAN OLARAK KULLANILMIŞ

Üçüncü ihbar mektubu, çeşitli meslek gruplarından vatandaşların istihbarat elemanı gibi kullanıldığını ortaya çıkardı. Bir belge içerisinde istihbaratta kullanılan 'personeller' sıralanarak haklarında değerlendirmeler yapılıyor. Bilgi alınan personeller arasında vali yardımcısından kaymakama, Ergenekon sanığından kitap yazarına, avukattan ilçe milli eğitim müdürüne kadar çok sayıda isim bulunuyor.

Personeller, Jandarma Binbaşı Halkla İlişkiler Subayı Osman Uçar ile Piyade Binbaşı Levent Aksu'ya bağlı olanlar olarak ayrılmış. Bu isimler arasında Ergenekon sanığı Sevgi Erenerol da bulunuyor. Erenerol'un kimlik bilgilerinin yer aldığı formda siyasî temayülü olarak 'milliyetçi' tanımlaması yapılıyor. Kanaat bölümünde, "Ülke menfaatleri açısından elinden gelen bütün gayreti gösterir, sağlıklı ve somut bilgiler verir. Makam ve mevki hırsı yoktur. TSK ile iyi geçinme, destek görme temayülü içerisindedir. Misyonerlik ve Fener Rum Patrikhanesi faaliyetlerine karşı propagandalarda kullanılabilir." ifadeleri yer alıyor.

Personel arasında adı geçen çarpıcı isimlerden biri Pendik kaymakamlığı ve İstanbul vali yardımcılığı görevlerinde bulunan H.Dn. Duran. Personel formunda ülke menfaatleri açısından elinden gelen bütün gayreti gösterdiği belirtilerek, sağlıklı ve somut bilgiler verdiği, 2004 yerel seçimleri öncesinde yapılan bölgesel araştırmalarda yardımcı olduğu anlatılıyor.

CUMHURİYET YAZARI ÜMİT ZİLELİ DE AJANLIK YAPMIŞ

Gazeteci Ümit Zileli için İstanbul ili genelinde irticai ve misyoner faaliyetler hakkında bilgi verdiği açıklanıyor. Sultanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürü A.A., Sakarya Üniversitesi'nde memurluk yapan A.Ş. de irticai faaliyetler hakkında bilgi veren personel arasında. B.B. isimli personel için ise şu değerlendirme yapılmış: "İrticai konularda iyi araştırma yapmaktadır. Çeşitli tarihlerde İstanbul ili genelinde ADD ve irticai örgütlere yönelik bilgi alınmış, 2000–2001 tarihleri arasında sürekli temas kurulmuş ve ilişkiler devam etmektedir." Araştırmacı-yazar U.Y. için 'Devlet aleyhindeki oluşumlar hakkında bilgi alınabilir, istenilen temalar kitaplarına verilebilir'. denilirken, Batum ve Havalisi Kültür Derneği'nde görevli Burhan Pehlevan'dan Gürcü oluşumlar ve faaliyetleri konusunda bilgi alındığı anlatılıyor.

Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru C.Ç.'nin personel olarak gösterildiği formlarda eski Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü H.Y.'nin sağlıklı ve somut bilgiler verdiği makam ve mevki hırsı olduğu için TSK ile iyi geçinme, destek görme temayülü içerisinde bulunduğu belirtiliyor. H.Y.'nin irticai faaliyetler konusunda bilgi verdiğine değiniliyor. Sancak Motel Kumburgaz otel işletmecisi R.S.'nin Silivri, Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Avcılar ilçelerinde mafyanın etkileri ile beyaz kadın ticareti konusunda bilgi veren bir personel olduğu anlatılıyor. Personel Bilgi Formu'nda yer alan bilgilerden bazıları şöyle:

S.O.: Yunanistan'ın ülkemize yönelik turizm alanındaki karşı propaganda faaliyetleri konularında bilgisi olduğunu belirtmiştir. Telefonla irtibatlarımız devam etmektedir.

S.T.: Pendik, Kartal ve Kadıköy ilçelerinde geniş çevresi olduğundan bu ilçeler ile ilgili irticai yapılanma hakkında kendisinden sağlıklı bilgi alınmaktadır.

Veteriner S.P.: Dilovası beldesindeki bölücü ve irticai yapılanma ile ilgili kendisinden bilgi alınmıştır.

Avukat Ş.B.: Çeşitli tarihlerde İstanbul ili genelinde irticai ve bölücü örgütlere yönelik bilgi alınmıştır.

Y.S.: Yeşilyurt, Florya/Bakırköy Restaurant işletmecisi. Asker şahıslarla çok iyi diyalog içerisindedir. Çevresi çok geniştir. Müzik piyasasının önde gelen şirketleri ile bağlantısı vardır. Ülkemizin birlik ve bütünlüğü aleyhinde kaset çıkaran şahısların durumu hakkında araştırma yapar.

Ö.E.: Sultanbeyli Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve ADD başkanıdır. Sultanbeyli ilçesinin etnik, bölgesel, irticai ve bölücü terör örgütleri hakkında bilgisine başvurulmuştur.
 
aktifhaber
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 17/11/2009 - METROBÜS ÜCRETLERİNDE BALANS AYARI

Kategori: F_yasam

İSTANBUL- Yirmi dört saat kesintisiz ulaşım hizmeti veren Metrobus hattında bilet fiyatları yeniden düzenlendi. 16 Kasım Pazartesi günü uygulamaya konan yeni tarifeyle Metrobus hattında tam Akbil 2 Lira, indirimli Akbil 1 Lira oldu.  

Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)’nin kararıyla Metrobus hattında uygulanacak ücret tarifesi yeniden düzenlendi. 16 Kasım’dan itibaren geçerli olacak yeni tarifeye göre beş kullanımlık Beşibiryerde (Elbil) 10,00 TL, tam Akbil 2,00 TL, indirimli Akbil 1,00 TL oldu. Metrobus hattı dışındaki toplu ulaşım araçlarında eski tarife uygulanacak. Bunlara ilave olarak bilet yerine geçecek tek geçişlik kart üretilecek.

 

Metrobus hattında geçerli yeni ücret tarifesi:

 

1. İETT ve ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ:           

 

                                               Eski                       Yeni

Beşibiryerde (Elbil)            7,50 TL                  10,00 TL

 

2. METROBUS:

 

Tam Akbil                             1,50 TL                  2,00 TL

İndirimli Akbil                       0,85 TL                  1,00 TL

 

3. ELEKTRONİK BİLET

 

Tek Geçişlik                         --------                     2,00 TL

 

• Metrobus hatlarındaki “aktarma almaz-aktarma verir” uygulaması aynı şekilde devam edecek.
• Aylık Mavi Akbil`deki biniş sınırı 200’den 160’ indirilecek.
• Metrobus hatlarında Mavi Akbil’de her binişte 2 biniş eksiltilecek.
• Metrobüs hattı dışındaki toplu ulaşım sistemlerinde eski tarife uygulanacak. 
• Tek geçişlik bilet tarifesi, tek geçişlik biletin yürürlüğe girmesiyle beraber uygulamaya konacak. 
• Tek geçişlik Elektronik Bilet uygulamasına İETT, ÖHO, ULAŞIM AŞ, İDO, ÖZEL DENİZ MOTORLARI’nda teknik altyapı hazırlıkları tamamlandıktan sonra başlanacak.

İ.E.T.T

 

İSTANBUL- İETT bu bayram da yolculara indirimli hizmet verecek. Otobüsler 27 Kasım Cuma gününden başlayarak dört gün boyunca indirimli tarifeyle çalışacak.

 

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı karar doğrultusunda bu yıl 27-30 Kasım tarihlerini kapsayan kurban bayramı süresince İETT otobüsleri, Metrobus, Metro, Hafif Metro, Tramvay, Füniküler Sistem ve Şehir Hatları Vapurları yüzde 50 indirimle hizmet verecek. İstanbullular, indirimden bayram günleri olan Cuma, Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günü faydalanabilecek.

 

İstanbullular’ın dört günlük kurban bayramını huzur içinde geçirmeleri ve eş dost akraba ziyaretlerini rahatça yapabilmeleri için bir dizi önlem alan İETT, Akbil gişelerini kurban bayramı süresince açık tutacak. Vatandaşlar İETT ile ilgili sorularını  444 1871 numaralı çağrı merkezine iletebilecek.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 12/11/2009 - MUSA'YI KİM ÖLDÜRDÜ?

Kategori: F_yasam
Erzurum Halkı Ayakta! AKTİFHABER
13 yaşındaki Musa Kang'ın hunharca katledilmesinin yankıları sürüyor. 350 kişi sorgulandı. Katil hala ortalarda yok. Erzurumlular ayakta...
Kaybolduktan bir hafta sonra cesedi bulunan küçük hacker’ın katili hâlâ bulunamadı. Erzurum polisi, Musa’nın en son birlikte görüldüğü yüzünde çizik olan kapüşonlunun peşine düştü. Kapüşonluya benzeyen 350 kişi tek tek kimlik kontrolünden geçirildi

Erzurum Bakırcı Mahallesi’ndeki evlerinden 3 Kasım günü saat 07.00’de okula gitmek için çıkan Musa Kang, yolda 17-18 yaşlarındaki gençle buluştu. Evden her zamankinden 15 dakika önce çıkan ve çevredeki işyerlerinin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde cinayet şüphelisi ile yan yana yürüyerek giden Musa Kang’ın 9 Kasım günü saat 23.00’te Devlet Demir Yolları altında metruk bir binada cesedi bulundu.

Önce kitapları bulundu

Polisin yaptığı aramalarda metruk bir binada Musa’ya ait defter ve kitapların bulunması, cesede ulaşılmasında etkili oldu. Başına taşla vurularak öldürüldüğü tahmin edilen Musa’nın uzuv ve organlarının tam olması ‘organ mafyası kaçırdı’ iddialarını ortadan kaldırırken, gözler Trabzon Adli Tıp Kurumu’nun vereceği rapora çevrildi. İnternet kafelere sık sık giden Musa Kang’ın oynadığı ‘Metin 2’ oyunundan önemli miktarda para kazandığı iddiaları üzerine Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki özel birim, öğrencinin bir çete tarafından mı yoksa sadece kamera görüntülerinde ortaya çıkan yüzü yaralı, kapüşonlu kişi tarafından mı öldürüldüğünü araştırıyor.

600 polis çalışıyor

Musa’nın kaybolduğu gün öldürüldüğü üzerinde duran polis, kentteki arama çalışmalarını genişletti. Bir haftada kapüşonlu olan ve hareketlerinden şüphelenilen 350 kişi kimlik kontrolünden geçirildi. Yapılan bütün ihbarları değerlendirerek şüpheli adreslere baskınlar yapan polis, delillerin kaybolmaması için güvenlik şeridiyle çevrili olan metruk binaya kimsenin girmesine izin vermiyor.

Emniyet Müdürü Yusuf Çalkavur, olayla ilgili henüz kimsenin yakalanmadığını, yapılan tüm ihbarların titizlikle araştırıldığını belirtti ve olayda 600 polisin çalıştığını söyledi.

’Yeni görüntüler’ iddiası

Çalışmalar kapsamında olay yerine yaklaşık 200 metre uzaklıktaki Devlet Demir Yolları’na ait 2 güvenlik kamerasının görüntüleri incelenmek üzere Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Musa ile birlikte yürüyen gencin geçen 3 Kasım günü saat 07.30 sıralarında TCDD önündeki güvenlik kameralarına yansıdığı ileri sürüldü.

Almanya’dan ihbar var

Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, cinayetle ilgili çok sayıda ihbar alındığını ancak olayın fail ya da failleriyle ilgili olarak somut bir bilgiye ulaşamadıklarını söyledi. Bilgi kirliliğinden şikayet eden Vali Öztürk, “Konuyla ilgili iddiasıyla 500’e yakın ihbar aldık. Almanya’dan bile arayan var. Ama bunların pek çoğu asılsız ihbar. Bütün bunlara rağmen tüm ihbarları değerlendiriyoruz” dedi.

Erzurum katili istiyor

Küçük hacker’la ilgili gelişmeleri yakından takip eden Erzurumlular, önceki akşam katil zanlısının yakalandığı söylentisi üzerine harekete geçti. Emniyet önünde toplanan kalabalığı dağıtmakta güçlük çeken polis, ellerinde kimsenin olmadığını göstermek için bir grubu karakola alarak nezaretleri gezdirmek zorunda kaldı.

Keşke yakalasaydık

Öfkeli kalabalık ancak nezaretleri gezdikten ve emekli imam Veli Velioğlu’nun konuşmasından sonra dağıldı. Olayların ardından konuşan Vali Sebahattin Öztürk, halkın sağ duyulu davranması gerektiği söyledi: “Keşke yakalanmış olsaydı. Biz onu korumasını biliriz. Sorun vatandaşlarımızın bu tür şeylere prim vermesidir. Ben de bir babayım, aynı acıyı hepimiz hissettik. Vatandaşlarımız sabırlı olsun.”

Emekli imam: Görevim

Kalabalığı savuşturan 77 yaşındaki emekli İmam Veli Velioğlu ise bu tür durumlarda toplumu sakinleştirmenin görevi olduğunu söyledi: “Bizim orada görünmemiz onları sakinleştirdi. Erzurum halkı öteden beri haksızlığa tahammül edemez. Haksız yere bu çocuğun kaçırılıp öldürülmesi Erzurum halkının kanına dokundu. Şehirde ne zaman bir sıkıntı olsa yine giderim.”

1993’te de Naim Hoca sakinleştirdi

Erzurum halkı, bundan 16 yıl önce de öfkeyle sokaklara taşmıştı. Nedeni ise PKK’nın Erzurum’un Yavi ve Çiçekli beldelerine yaptığı katliamdı. O zaman öfkeli kalabalığı Kürt kökenli vatandaşlara saldırmak isterken sakinleştiren ise fıkraları ve nükteli vaazlarıyla ün salan Naim Hoca olmuştu. Koyu bir Erzurumspor taraftarı olan Naim Hoca, 14 Ekim 1999 vefat etti.

Editör;Sabah gazetesinin bu günkü haberinden;Polis olayla ilgili bir çok kişiyi sorguladı Musa'yı en son gören arkadaşları Musa'nın yanındaki kişinin Eşgale benzediği iddiasıyla Musa K.'nin amcasının oğlu S.K. gözaltına alındı. S.K.'ya, Musa'nın yanındaki kişinin belirlenmesi amacıyla savcı nezaretinde teşhis yaptırıldı.Musa'yı en son gören sınıf arkadaşlarının S.K.'yi teşhis ettiği belirtildi. Bunun üzerine sorguya alınan S.K.'nin görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını iddia ettiği, cinayeti de işlemediğini söylediği öğrenildi. Bu arada S.K'nin yüzünün sağ tarafında görgü tanıklarının daha önceden belirttiği gibi kesik izi bulunduğu belirlendi.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

YAZAR&YAZAR

VARSAYIMLARLA YAŞANMAZ !

BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
İletişim
Blog RSS

LİNKLER

KATEGORİLER

ARKADAŞLAR mucahid23
fasafiso
kastamonunet
gulten
nergizcankul
laleninbahcesi
bicem
reddiyeci
saraykoy
merchandiser
ayseliden
bayansanem
nehir35
kerime28
elisisanati
yat
coke
emelsen
yazarnet
islamneguzel
sevdaninrengi38
redhouse
aysude
eksikler
karadenizefsanesi
diniportal

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1290
| Sonraki Sayfa
Google
Alanya Bul Türkçe Arama Motoru, Site, Altyazı, Email Arama Motoru ve Portalı Webmasterim.Com News & Media Blogs - BlogCatalog Blog Directory AramaniA=Arama Motorunuz
eXTReMe Tracker
Copyright © 2006 Ahm@tyazar