TARAFSIZ HABER ARŞİVİ



blog Layouts

SON DAKİKA HABER
www.stand.org
?
YAZAR AND YAZAR
*****YAYINLANAN HABERLER KAYNAK GÖSTERİLEREK YAYINLANMAKTADIR.******* HOŞ GELDİNİZ.. Ana sayfa yap

www.bloghaber.org
www.bloghaber.org - Blogcu YAZAR&YAZAR

www.bloghaber.org

• 16/12/2009 - gizli teröristleri anlamanın ipuçları

Kategori: F_Kose yazisi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, silahlı teröristten daha korkunç ve dehşet verici olarak nitelendirdiği gizli teröristleri anlamanın ipuçlarını sizlerle tartışmak için bu yazıyı kaleme aldı. Algı ile olguyu karıştırmak istemeyenlere...
 

TEHLİKELİ TIRMANIŞ MI? KANITLAR NEDİR BİRER BİRER SAY!

Silahlı teröristten daha korku ve dehşet uyandırıcı gizli teröristleri anlamanın bazı ipuçlarını sizlerle tartışmak istiyorum.

Güncel basını incelediğimizde patolojik eleştirmenlerin toplumu nelere götürmeye çalıştıklarını gözlemleyebiliyoruz.

Patolojik eleştirmenler bir teröristin bomba ve silahları kullandığı gibi söz ve kavramları kullanırlar.

11 Eylül 2001 ‘İkiz Kule Trajedisi’ olduğunda olayı araştırmadan ve “Kanıtlarım nelerdir?” demeden “İslami terör küreselleşti” diyerek manşet atarlar.

Gazetesine reklam vermeyen bir işadamının vergi kaçırma haberi geldiğinde ‘Bu sonucun doğruluğunu nasıl denetleyebilirim?’ demeden “Yüzsüzleri tanıyalım” iması ile haber yaparlar.

Yahut projelerine uygun bir haber geldiğinde “Bu sonuca varmada hangi kanıtlara sahibim” diye sormadan “Alçakları tanıyalım” şeklinde başlık atarlar.

Veya 411 milletvekilinin mutabakat sağladığı bir konuyu toplumsal karşılığını düşünmeden “411 el kaosa kalktı”derler.

Patolojik eleştirmenler ne yaparlar?

Şeytanın avukatlığını yaparak kasten ve taammüden bozgunculuk yapanlar vardır. Bunların dışında kendi içinde samimi bozguncuların kendilerini nasıl aldattıkları ise ilginçtir.

Samimi bozguncuların gerçekdışı inançları vardır, bu inançları ideoloji haline getirirler. Daha sonra yanlış ideolojiye çarpık metodolojilerini uygularlar.

Gerçeği gerçek olmayan bir biçimde yorumlayan marazi eleştirmenler aslında düşmanla sarılmış bir özgüvene sahiptirler. Eleştirileri veya farklı tutum ve davranışları dünyalarına yönelmiş bir aşağılama olarak kolayca yorumlarlar.

Sarıklı cübbeli herkesi dinci terörist olarak algılamak gibi… Yahut dekolte bir kadını fahişe gibi algılamak gibi…

Yasalara uygun olarak yapılan dinlemeleri ‘telekulak’ olarak yorumlayıp düşmanca bir tepki vermek gibi.

Barış isteyenlerin güçlü bir çözüm olarak öne sürdükleri “Demokratik açılım”a toptan karşı çıkarak “ABD projesi” diyerek reddetmeleri gibi.

Algı ile olguyu karıştırmak

Önyargı biçiminde gerçek dışı inançları olan kişiler olguları farklı algılarlar. İletişimde ve sorun çözme de yanlış hesaplarla yanlış hükme giderler.

Patronunun o gün asık suratlı olmasını “Kusurumu bulmak için beni izliyor, beni işten atmak istiyor” şeklinde yorumlayan algısını olgu zanneden birey çoğunlukla kendisini kandırmaktadır. İşyerindeki dedikodudan da en çok etkilenecek şahıslar bu kişilerdir.

Benzer durum toplumsal olaylar için de geçerlidir.

Böyle kişiler kışkırtıcı, tahrik edici ajan provokatörlerin en çok hoşlandığı kişilerdir. Birkaç sokak gösterisini tahrik edip büyütme, 31 Mart’ta mektepli subaylara alaylı subayların arasındaki farklılığı isyana dönüştürme birbirine çok benziyor. Taassubun suistimali böyle olmuş.

Bugün 500 TL karşılığı ile silahlı olaya karışma veya birkaç yüzbin dolara Reşadiye’de Jandarma aracını bombalayıp 7 askeri şehit etme, suça becerikli kişilerin zekası düşük veya satılmış kişileri kullanması olamaz mı?

 O tarihlerde radikal dinci volkancıları kışkırtan locaların uzantısı komitelerin oyunu tutmuştu. DTP’ nin kapatılmasında doğulu gençlerin hayal kırıklığını isyana dönüştürmek isteyen provokatörler bu defa hayal kırıklığına uğramalılar.

Dağda dünyadan kopuk teröristlerin davalarını satma pahasına satın alınmaları çok akla yakın gözüküyor.

Locaların uzantısı gizli komiteler bugün de var, ellerindeki medya imkanının teröristin silah ve bombası gibi kullanılmasını bu defa görelim.

Demokratik açılım taleplerini ‘Tehlikeli tırmanış’ olarak yorumlayıp kaos tepkisi verenlere “Dur bakalım, kanıtlarını teker teker say!” diyebilmeliyiz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan
ntarhan@gmail.com

haber7

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 16/12/2009 - Grev var tren seferleri yapılamıyor

Kategori: F_yasam

Grev var tren seferleri yapılamıyor

16 Aralık 2009 Çarşamba 01:10

HABERCİYİZ

Haydarpaşa'da grev var! İşten çıkartılan arkadaşları için grev yapan işçiler, bazı seferleri yapmadı!

 

 

Haydarpaşa Tren İstasyonu'nda demiryolları çalışanlarının işten çıkarılan 16 arkadaşlarına destek vermek için başlattıkları grev nedeniyle saat 22.00 haraket etmesi gereken Anadolu Ekspresi ile 22.30'da hareket etmesi gereken Ankara Ekspresi seferelerini yapamadı

Daha önce işten çıkarılan 16 demiryolunu çalışanının tekrar işlerine dönmesi için mesai arkadaşları ile Kamu Sen üyeleri Haydarpaşa Tren İstasyonu'nda eylem yaptı. Sendika üyeleri tarafından yapılan açıklamada işten çıkarılanların tekrar görevlerine dönene kadar tren seferlerinin aksatılacağı duyuruldu. Sınırsız grev başlattıklarını söyleyen sendikalı demiryolu çalışanları işten çıkarılan 16 arkadaşlarına destek vermek için başlattıkları grev nedeniyle saat 22.00 haraket etmesi gereken Anadolu Ekspresi ile 22.30'da hareket etmesi gereken Ankara Ekspresi sefereni yapamadı.

Bu arada Anadolu ve Ankara Ekspresi yolcuları mağdur olduklarını belirterek işçilerin ve sendikanın grevine tepki gösterdi.

Demiryol-İş Sendikası'nın iş bırakma ve görevden el çektirilen 16 arkadaşlarına destek amaçlı eyleminde, görev kabul etmeyen makinist yardımcısı trenden inince makinist Anadolu Ekspresi'ni tek başına götürdü. Sendika yöneticileri Ankara 2. Bölge Başmüdürü'nün makiniste zorla görev vererek grevi kırdığını ileri sürdü. 
 
ANADOLU EXPRESİ MAKİNİSTİ GREV KIRDI 

Türkiye genelinde eylem kararı alan Demiryol-İş Sendikası, Ankara'da 22.00'da İstanbul'a hareket eden Anadolu Ekspresi'ni durdurmaya çalıştı. Ankara 2. Bölge Başmüdürlüğü'nün ve polisin çabaları sonucunda treni hareket ettirmemek için makinisti engellemeye çalışan sendika üyeleri trenden indirildi. Bu sırada trende görevli makinist yardımcısının da görev kabul etmemesine rağmen trenin hareket anına kadar trende tutuldu.

Tren hareket ettikten sonra sendika üyeleri alkış ve ıslıklarla protesto etti. Makinist yardımcısı ise trenin hareket etmesinin ardından trenden indi. Demiryol-İş Sendikası'ndan bir yetkili yaptığı açıklamada arkadaşlarına baskı ve zorla görev kabul ettirilmeye çalışıldığını söyledi. Ankara 2. Bölge Başmüdürü'nün baskı yaparak uluslararası çalışma yasalarını ihlal ettiğini belirten sendika yetkilisi, 25 Kasım'da yaptıkları grev nedeniyle 16 sendikalı arkadaşlarının da göreve yeniden iade edilmesini istedi.

Sendikadan yapılan açıklamada trenin hareket etmesine rağmen Eskişehir'de durdurulacağı açıklandı.

Çevik Kuvvet polisi Ankara Tren Garı'nda geniş güvenlik önlemleri aldı.

haberciyiz

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 16/12/2009 - Bulanık'ta bir esnaf kalaşnikofla ateş açtı. Göstericilerden

Kategori: B_Analiz

Muş'un Bulanık kazasında dünkü gösteriler sırasında bir esnaf göstericilerin üzerine ateş açtı, 2 kişi öldü. Ateş açan kişi 'kendimi korumak için ateş açtım' derken kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk esnafın JİTEM'ci olduğunu iddia etti! 

ATEŞ AÇAN ESNAFA JİTEMCİ İMASIHABERCİYİZ

Türk, Muş’ta yaşanan ve 2 kişinin ölümü, 8 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylarla ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı: “Muş'ta, aldığımız bilgilere göre yıllardan beri derin devlet ile ve JİTEM'le çok içice olan bir şahsın gerçekleştirdiği, halkın üzerine ateş ettiği bir kişi.

SAĞDUYU RİCA EDİYORUM

Tabii ki biz bunu kınarız. Yine de şunu söylüyorum bütün olaylara rağmen halkımıza gerçekten sağduyulu olmasını rica ediyorum. Demokratik tepkilerimizi eylemlerimizi her zaman ortaya koyacağız. Haksızlığa karşı mücadele edeceğiz, ama bunu demokratik tepkilerle demokratik ölçüler içinde olması konusunda da, aynı zamanda da bir çağrı yapmayı istiyorum.

İNSANIMIZA ZARAR VERMEDEN...

Belki bugün sizin (gazetecilerin) vasıtanızla bu çağrıyı da yapıyorum. Çünkü demokrasi fazilet mücadelesidir, erdem mücadelesidir. Elbette ki Kürt halkı haksız yaklaşımları mahkum etmek için bütün gücüyle çaba gösterecektir. Ama gerçekten ne esnafımıza, ne insanımıza zarar vermeyecek bir tavrı, tutumu gerçekleştirmek zorundayız.

DEMOKRASİ İÇİNDE TALEPLERİ DİLE GETİRİN

Bu nedenle daha sağduyulu, ama demokratik tepkilerini gerçekten demokrasi ölçüleri içinde olacak bir tepkinin de olması gerekiyor. Çünkü demokrasi varsa, bir demokrasi tanımı içerisinde mutlaka insanlar bu tepkilerini ve taleplerini dile getirmek durumundadır. Onu getiremezse o zaman demokrasi tesis edilemez. Ama ölçüsünü, gerçekten ne istediğimizi çok daha güçlü bir şekilde ifade edebilecek bir tavrı, bir yaklaşımı da önemsememiz gerekiyor diye düşünüyorum.”

haberciyiz

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 16/12/2009 - Sokağı Balkondan Seyretmek

Kategori: F_Kose yazisi
Mustafa Ünal
Zaman Gazetesi
Sokağı Balkondan Seyretmek
Sokağı Balkondan Seyretmek
16 Aralık 2009 Çarşamba 09:24

Bugüne kadar sokaklardan kazançlı çıkan olmadı. Bu sözün doğruluğunu görmek için yakın tarihe bu gözle bakmak yeterli.

Sadece nümayiş yapanlar değil, her defasında ülke de kaybetti. Sokaklardan ne iktidar çıktı, ne de siyasi üstünlük elde edildi. Bağıran bağırdığıyla, ölen öldüğüyle kaldı. Meydanlarda sesi gür çıkan da mağluplar safında yer aldı, zayıf olan da.

Onca acı tecrübeye rağmen ders alınmadı. Baksanıza tehlike yine sokaklarda kol geziyor. Tahrik diz boyu. Gösteriler normal tepkinin sınırlarını çoktan aştı, taşkınlığa dönüştü. Manzara 12 Eylül öncesi gibi. Ne yazık ki korkulan oldu. Muş'ta kan döküldü. DTP'nin kapatılmasını protesto etmek için gösteri yapanlar çevreye zarar vermeye başlayınca bir grup esnaf silaha sarıldı; 2 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.

Maalesef benzer olayların başka şehirlere sıçrama potansiyeli var. Taşkınlıklar hiçbir şekilde hoş görülemez. Sokaklarda böyle hak aranmaz. Her türlü tahrike rağmen serinkanlılığın yitirilmemesi gerekir. Karanlık oyun yine toplumun doğal refleksi durumundaki milliyetçiler üzerine oynanıyor. Amaç onları sokağa çekmek ve aşırılığa kayan Kürt gurupların karşısına çıkarmak...

Hedef belli: Türk-Kürt çatışması... MHP tezgâhın farkında. Parti yönetimi demokratik açılıma her ne kadar sert eleştiriler yöneltse de sokağa karşı aşırı hassas, itirazını siyasetle sınırlı tutuyor, sokağa taşımıyor. Milliyetçi kesim geçmişten ders aldı...

Yaşar Yıldırım onlardan biri. 12 Eylül öncesi Ülkü Ocakları'nın son başkanı... 7 yıl geçirdiği Mamak'ta özeleştiri yaptı. Dışarı çıkınca yaptığı muhasebeyi, 'Balkondan Seyretmek' adlı kitabında yazdı.

Özetle söylediği şu: 'Artık biz sokakta yokuz. Olmamalıyız. Gelişmeleri balkondan seyredeceğiz. Devlete yönelik bir saldırı vaki olursa devletin güvenliğinden sorumlu asker ve polisi var. Başka güce ihtiyaç yok, mevcut asker, polis kuvveti yeter de artar. Biz bundan sonra enerjimizi, fikirlerimizi iktidar olmak için harcamalıyız. Başkalarının kavgalarında figüran olmamalıyız'.

Yıldırım dediği gibi de yaptı. İlerleyen yıllarda 'Yeni Hafta' diye bir dergi çıkardı. Burada yayınlanan Cem Ersever haberi üzerine bir grup sivil subay dergiyi bastı. Aralarından biri Yıldırım'ı bir köşeye çekerek yardım istedi. Yıldırım 'Hayır' dedi: 'O sizin işiniz. Ben bir defa askere yardım ettim, tam 7 yılıma mal oldu. Ersever haberini yapan arkadaş orada, gidin konuşun. Büroda istediğiniz yeri arayın, alacağınızı alın ve burayı terk edin. Ben artık balkondan seyredeceğim.'

Dün Yaşar Yıldırım'la konuştum, o yazısını hatırlattım, 'Hâlâ balkonda mısınız?' diye sordum. 'Ben o yazıyı bugünleri düşünerek yazdım. Balkondayım, inmeye de niyetim yok.' dedi. 'Ya yarın balkona da taş atılırsa ne yapacaksınız?' Şu an yapılan bu aslında. Aşırı Kürt grupların taşkınlıkları sınır tanımıyor. Araç yakma, cam çerçeve kırma... Bunlar tahriklerin en ağırı.

Yıldırım 'Biz, ne yaparlarsa yapsınlar tahriklere kapılmayacağız. Balkonlarımızı da taşlasalar karşılık vermeyeceğiz. Sabredeceğiz. Emniyet güçlerini göreve çağıracağız. O kadar. Bizim sokaklarda işimiz yok.' dedi.

Bu sağduyulu sese kulak vermek lazım. Yaşar Yıldırım sıradan bir isim değil. Sokakların dilini en iyi bilenlerden biri. 12 Eylül öncesini yaşadı. Büyük oyunu 13 Eylül sabahı fark etti. Uyarısı sadece aynı siyasal iklimi paylaştıkları milliyetçilere değil sokaktaki herkese: 'Sokağın kazananı olmaz. Olayları balkondan seyredin, işi polise bırakın...'

Bugünlerde yine sokaklar tekin değil, balkonlarsa son derece güvenli.


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

YAZAR&YAZAR

VARSAYIMLARLA YAŞANMAZ !

BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
İletişim
Blog RSS

LİNKLER

KATEGORİLER

ARKADAŞLAR mucahid23
esatd
Ahmet BIÇAKCI
kastamonunet
gulten
meliqe
nergizcankul
neslinursema
laleninbahcesi
fatihd
bicem
gulaymehmet
doucett
tera
beyzaca
fatogelin
mesalem
faruk ertekin
yesilim
saraykoy
Merc. Han.
ayseliden
hulyaa
bayansanem
nehir35
guncelhaber
pardus007
kerime28
secimim
zahidem
caresizseniz
elisisanati
ebru69
sifam
yat
coke
emelsen
cumhuriyethalkpartisi
alpkaytan
yazarnet
arkeolog21
islamneguzel
karahubur
sevdaninrengi38
redhouse
aysude
kankalar8b
sidelya
nefessizlik
sizinbloglariniz
eksikler
karadenizefsanesi
bluepoison
diniportal
cevrekulubu
gulman
kerkukunsesi
regionofmell
ertaa
nihatgenc
laliyne35
lara83
berrinsulari
gurunms
gurunlueglence
resimgalerisi58
whitegrandfather
bysercan
genocide
takkkkk
ilk100blog
sevdaligelincik
gulaymuftakta
rizaaskar
birmeram
fatiheraslan
tecavuzdenbiktik

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1292
| Sonraki Sayfa
Google
Alanya Bul Türkçe Arama Motoru, Site, Altyazı, Email Arama Motoru ve Portalı Webmasterim.Com News & Media Blogs - BlogCatalog Blog Directory AramaniA=Arama Motorunuz
eXTReMe Tracker
Copyright © 2006 Ahm@tyazar